İstanbul’da 8 Mart Kadın Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de Büyük Kadın Buluşması gerçekleşti. Saat 13.00’e İskele Meydanına çağrı yapılan eylem için bir saat öncesinden Kadıköy’ün neredeyse tüm sokaklarında biriken kadın grupları pankartları, flamaları ve dövizleriyle alana yürüyüş yaptılar. Her köşe başını tutan polisin de yürüyüş yapan tüm grupların birbiriyle buluşup büyümesini engellemek üzere kimi sokakları tuttuğu, yürüyüş yapanları farklı farklı sokaklara yönlendirdiği görülüyordu. Herkesin kendi belirlediği noktadan ve önceden belirlenmiş ortak bir rota olmadan yürümesi sonucu her yıl olduğu gibi bu yıl da kitle parça parça alana aktı. Alana yürüyüş sırasında Sosyalist Kadın Hareketi ve Özgür Üniversite Hareketi’nden dokuz kişi gözaltına alındı.
Kadın cinayetlerine, şiddete, baskıya karşı isyan sesleri tüm sokaklardan yankılanıyordu. Köz’ün arkasında duran komünistler olarak biz de kadın erkek ayırdetmeden yoldaşlarımızla gazete büromuz önünde buluşarak bir yürüyüş gerçekleştirdik. Yürüyüşe başlamadan yakınımızda yürüyüşe geçmiş olan kortejlerle buluşup onlarla yürümek üzere hareket ettik.
İçinden geçtiğimiz süreçte barış talebinin öne çıktığı, Öcalan’ın çağrısıyla hükümetin yumuşaması ve iç savaşın sona ermesi beklentisinin arttığı koşullarda sadece barışın değil en küçük bir demokratik kazanımın bile devrim sorunu olduğunu anlatmak üzere pankartımızı açtık, sloganlarımızı haykırdık. Pankartımızda “Barışın Yolu Çarı Deviren Kadınların Ayaklanma Yoludur” yazdık. Yürüyüş boyunca da “Barış için tek yol devrim; Özgürlük için tek yol devrim; Barışın yolu ayaklanma yoludur, ayaklanma yolu devrim yoludur; Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulamaz; Kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur; Siyasi tutsak kadınlara özgürlük; Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük” sloganlarını atarak siyasi tutsak kadınlara da, zindanlardaki tüm siyasi tutsaklara da özgürlük şiarını yükselttik. Alana girerken eylemin sadece kadınlara açık olmasından dolayı kortejimizin bir kısmı arama noktalarının dışında kaldı. Kürsüden pankartımız okunarak selamlanmamızın ardından alanda flamalarımız ve pankartımızla yerimizi aldık.
Eylemde platform adına bir konuşma yapıldı. Hükümetin 2025 yılını aile yılı ilan etmesine karşı bu yılın aile yılı değil mücadele yılı olacağı vurgulandı ve “Batsın batsın aileniz batsın; Aile değil kadınız kadınlar isyandayız” sloganları yükseldi. Platform adına yapılan konuşmada kadınların ev içi yüküne, çalışma yaşamında esnek ve düşük ücretle çalıştırmanın yaygınlaşmasına değinildi.
LGBTİ+ların yaşamlarının kısıtlanmasının hedefleyen yasalarla kadın ve LGBTİ’lerin mücadelesinin de engellenmeye çalışıldığı vurgulandı. Direnişlerin ön saflarında, mücadelenin en önünde kadınların durduğu belirtildi. Eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma, sendikal hak ve özgürlüklerimiz için birlikte mücadele çağrısı yapıldı.
Eylemde barış anneleri adına da bir konuşma yapıldı. Alana tüm kitleden sonra giren HDK Kadın kortejiyle birlikte DEM Parti eş başkanı Tülay Hatimoğulları, Meral Danış Beştaş, Sebahat Tuncel, Çiçek Otlu, Kezban Konukçu da girdi. Konuşma yapmasalar da eylem boyunca alandaydılar. Kürsüden HDK’li tutuklu kadınların ve SKM’li tutuklu kadınların mektupları da okundu.
Hem alana girişte hem de alan içerisinde LGBTİ+ bayraklarının açılması engellenmeye çalışıldı. Kürsüde gökkuşağı bayrağı açılarak yapılan konuşmaya polisin alana girerek pervasızca saldırısı engellendi. Ancak eylem sona erdiğinde polis LGBTİ+’ları hedefleyerek kitleye saldırdı.
Katılımın önceki senelere göre daha kitlesel olduğu eylem boyunca program devam ederken halaylar çekildi, sloganlar coşkulu biçimde kitle tarafından atıldı. Köz olarak eylem boyunca pankartımızı alanda açık tutarak barışın yolunun 1917’de Çar’ı deviren kadınların ayaklanmasıyla açıldığını, bugün de barış için tek yolun Çar taslaklarını devirmek olduğunu anlattık.
İstanbul’dan Komünistler









